23 Mart 2009 Pazartesi

Yaza hazırlık: Portakal Kabuğu Rendesi


Eeee hep kışa hazırlık olmaz ki, biraz da yaz hazırlığı yapmalı. Temizlik gelir hep yaza hazırlık deyince aklıma, ama portakal kabuğu rendeleyip kaldırmakda az da olsa yaza hazırlıktır benim için. Sahi yaza başka ne gibi hazırlıklar yapılır şu anda hiç aklıma gelmiyor doğrusu. Portakal kabuğunu nasıl mı hazırlıyorum? İşte yazıyorum:
  • Akşamları yemek için veya sıkmak için hazırladığımız portakalları iyice yıkayıp küçük rendeyle -küçük büyük hiç fark etmez, sadece küçük rende kolaylık sağlıyor- turuncu kısımlarını genişçe bir tabağa rendeleyip bol toz şekerle karıştırıyorum. -2 portakal kabuğu için 2 yemek kaşığı şeker mesela.- Sonra da kavanoza koyup üstüne biraz daha şeker döküp buzdolabında aylarca saklayabiliyorum.


  • Kullanıldığı yerler mi? Kekler, kurabiyeler, tatlılar v.s. v.s. Yazları ferah kokusu ve aromasıyla çok hoşuma gidiyor doğrusu.

Herkese tavsiye edilir...

9 Mart 2009 Pazartesi

ÇİÇEKLERİM...


Sevgililer günü çiçeğim... arkada duran ise bizim en kıymetli çiçeğimiz,bebeğimiz,canımız,biricik kızımız...
İkinci evlilik yıldönümü çiçeğim... çiçekler çok mutlu ediyo insanı yaa! daha doğrusu kadınları :) teşekkür ederim aşkım!



Bunlarda Maşukiye'den... arabayla geçerken çekebilmiştim. Çok özledim Maşukiye'yi, havalar ısınınca küçük Ayşe Selin'le birlikte gidicez. Heyoooo!!!!




Bu çiçeklerde babamın bana gelirken yol kenarından topladığı otlar aslında:) Doğa aşığı babamız sık sık ''mübareklerin güzelliğine bak!'' diye diye topladığı bu tip otları eve getirip annemizi kızdırır. Ben debana gelen bu çiçekleri önce iyice yıkayıp suya koydum, babamı kırarmıyım hiç. Babam mı? Mutlu oldu tabi ki, ben de.







15 Şubat 2009 Pazar

PEYNİRLİ AY ÇÖREĞİ


Ayşe Selin'i uyutup ancak bilgisayarı açabiliyorum. Galiba uzunca bir süre cümlelerim hep bu şekilde başlayacak. Ayşe Selin uyudu... Ayşe Selin'i uyuttum... v.b. Bu blog işine bayağı hevesli başlamıştım ama maalesef elimde olmayan nedenlerle vakit ayıramıyorum. Bir ara fotoğraf makinam yoktu ve iş çok yoğundu, şimdi de zaman bulamıyorum tatlı şımarık bebeğim Ayşe Selin yüzünden. Ohhh! iyi ki olmuş! Bu çöreği ablamdan öğrendim, Selim buna bayılıyo! ilk defa yaptım, lezzetli de oldu paylaşmak istedim. İşte tarifi:
Malzemeler:
  • 150 gr yumuşak tereyağ
  • 1 su bardağı mısırözü yağı
  • 1 su bardağından biraz fazla yoğurt
  • 2 yumurta (bir yumurta üzeri için, diğeri hamura katılacak)
  • 1 paket instant maya
  • 1,5 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı mahlep
  • 1/2 su bardağı ılık su
  • 1,5 su bardağı tam buğday unu + 2 su bardağı un (tam buğday ununu ben ekledim isterseniz tamamını normal unla da yapabilirsiniz)

İç malzemesi için: 250 gr beyaz peynir + 1/2 demet maydanoz + üzeri için kullanacağınız 1yumurtanın akı (peynir miktarını ve çeşidini kendinize göre de ayarlayabilirsiniz, ben yarısını maydanozsuz kaşar peyniri ile yaptım, Selim'in isteği doğrultusunda:)

Yaıpılışı: Unları derin bir kabın içine boşaltıp mayayla karıştırın. Üzerine 1 yumurta ve yoğurduda ekleyip karıştırın. Sırasıyla tereyağı ve sıvı yağıda ekleyip hafifçe karıştırın. Sonra tuz ve mahlebide ekleyin, ardından ılık suyuda ilave edip yoğurmaya başlayın. Hafif ele yapışan ve yumuşak bir hamur elde edin gerekirse biraz daha un ilavesi yapılabilir. Hamuru iyice yoğurduktan sonra ılık bir ortamda 1/2 saat ya da 40 dk. mayalandırın. Mayalanan hamurunuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp tezgah üzerinde ya da uygun bir yerde elinizle 10cm veya 15 cm çapında açıp peynirli maydanoz karışımından bir miktar koyup rulo yapın. Sonra rulonuzu ay çöreği formuna sokun (resimde görüldüğü gibi:)) çöreklerinizi yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye dizip yumurta sarısı sürün ve çörek otu veya susamla süsleyin. Tabi lezzetlenmişde olacaklar böylece:) Önceden ısıtılmış 200C fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişirin.

Not: Bu ölçülerle 26 tane çöreğim olmuştu yani iki fırın tepsisi dolmuştu. Afiyet olsunnnnnn...






17 Ocak 2009 Cumartesi

TAVUKLU SEBZE ÇORBASI (Terbiyeli)

Ayşe Selin'i uyutup bilgisayarı açtım. Bu laptopa hiç alışamadım nedense kelimeleri eksik yazıyorum dönüp tekrar düzeltmek zorundayım. Resimde istediğim gibi değil. oofff! offf!

Ama bu çorba gerçekten güzel! Kendi tarifim, uzun zamandır yapıyorum ve yiyen herkes beğenir. Şimdi tarife geçelim. Ama Ayşe Selin uyandı ve ıhmm! ıhmm! ıhmm! diye aralıksız mızmızlanmakta.

Malzemeler:

  • 3-4 adet incik yada sarma
  • 1 orta boy havuç
  • 1 orta boy patates
  • 1 çay bardağı bezelye
  • 1/2 çay bardağı pirinç
  • bir tutam kereviz yaprağı
  • 3 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 5-6 su bardağı kaynamış su
  • tuz, nane, pulbiber

Terbiyesi için: 2,5-3 su bardağı yoğurt, 2 kaşığı dolusu un, 1 yumurta sarısı

Yapılışı: Tavukları ve bezelyeleri yıkayıp tencereye koyun, sıcak suyuda ilave edip kaynamaya bırakın. Havuç ve patateside küp küp doğrayıp tencereye ilave edin. Tavuklar iyice pişinceye kadar bezelye, havuç ve patateslerle birlikte kaynatın. Pişen tavukları tencereden çıkarıp kemik ve derisini alın, küçük parçalara böldükten sonra tekrar tencereye atın. 1/2 çay bardağı pirincide yıkayıp tencereye ilave edin. Bu arada 2 diş sarımsağıda tencerenin içine rendeleyip çorbanın tuzunu atın. Pirinçler ve diğer malzemelerinde piştiğinden emin olunca terbiyesini hazırlayın. Yoğurdu bir kaseye alıp un ve yumurta sarısı ile pürüzsüz oluncaya kadar karıştırın. Kalan 1 diş sarımsağı da yoğurtlu terbiyenin içine rendeleyin. Çünkü bu şekilde sarımsağın aroması daha iyi hissediliyor. Pişen çorbanın suyundan 1 yada 2 kepçe alıp yoğurtlu karışıma ilave edin ki yoğurtlu terbiye kesmesin. Çorbayı karıştırarak terbiyesini ilave edin bu sırada ince ince kıyılmış kereviz yapraklarını da çorbaya ilave edip karıştırarak 3-4 dk. kaynatın. -Çorbanın yoğunluğuna göre kaynamış su eklenebilir. - En son tereyağını eritin, nane ve pulbiberi ekleyip çorbanızın üzerine gezdirin.

Not 1: Bu çorba yapımı gerçekten kolay ama lezzetli ve sağlıklı bir çorba.

Not 2: İçindeki sebzeleri istediğiniz ölçülerde kullanabilirsiniz. Pirinç yerine şeriye de kullanılabilinir.

Not 3: Ve bu çorbamı içen herkes tarifini ister :):):)

Afiyet olsun.










6 Ocak 2009 Salı

YILBAŞI KURABİYELERİMİZ




Evet bunlarda bizim yılbaşı kurabiyelerimiz. Tarçınlı ve zencefilli. Salonda vazodaki çiçeklere astığım kurabiyelerin mis gibi kokusu hala kaybolmadı ben de yazmak istedim. Zaten görenler yılbaşı süsü sandılar yani maket olduğunu! Ama değil, onları ben yaptım ve eve neşe katsınlar diye çiçeklere iliştirdim. İşte tarifi:
  • 200 gr tereyağı

  • 1 yumurta sarısı

  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 2 yemek kaşığı bal
  • 1 çay kaşığı tarçın +zencefil+vanilya +kabartma tozu(hepsinden birer çay kaşığı)
  • aldığı kadar un( yani kurabiye hamuru kıvamına ulaşıncaya kadar ve ayrıca benim kullandığım unun yarısı tam buğday unuydu)

Yapılışı: Yağ ve şekeri krema kıvamına gelinceye kadar çırptım. Daha sonra önce yumurta sarısını ve ardından 2 yemek kaşığı balıda ekleyip çırptıktan sonra diğer malzemeleri de ekleyip iyice yoğurdum. Hamuru merdaneyle 1 cm kalınlığında açtıktan sonra kurabiye kalıplarıyla kesip, yağlı kağıt serilmiş fırın tepsilerine yerleştirdim. Asmak istediğim kurabiyelerin üst kısımlarına kürdanla delikler açtım. Kırmızı ve yeşil renkte kurdelelerle fiyonklar yaptım.

Lezzetli ve uzun süre dayanabilen bu kurabyeleri kış kurabiyesi olarak düşünüyorum. Çünkü baharatlı tadı gerçekten güzel.

Afiyetle...




























9 Aralık 2008 Salı

İYİ BAYRAMLAR...


Herkesin bayramını kutluyorum. Sağlık diliyorum hepimize.
Sevgili Tijen ve Ayşegül ilginize teşekkür ederim, size cevap yazamadığım için üzgünüm. Bir ara bloğu açamıyordum, sonrada başka türlü telaşlar yüzünden... İşte bebecik dünyaya geldi, 18 Eylül'de. Adı Ayşe Selin. Şimdi uyuyor minik:)
Hayat işte kimi doğuyor, kimi yaşlanıyor...
Babam sonunda kalp ameliyatı oldu, anjiyolar, stentler sonuç vermeyince. Değişik bir bayram bu bayram. Hem üzgün, hem sevinçli. Ameliyat iyi geçti diye seviniyorum ama babamın çok bitkin ve halsiz bu halini görünce de gözyaşlarımı tutamıyorum.

13 Ağustos 2008 Çarşamba

Kızımız: Ayşe Selin ya da Nazlı Selin !

Evet kızımız olacak, hep içten içe kızım olsun istemiştim. Ne güzel! Allah'da gönlüme göre verdi. Tabi öncelikle sağlıklı olmasını diliyoruz, inşaallah her şey yolunda gider.

Daha adının ne olacağına karar veremedik. Ben Ayşe Selin olsun istiyorum, babası Nazlı Selin diye seslenmeye başladı bile. Annem çocuğuna kendi adını vermenin iyi olmadığını söyledi, kafam karıştı. Neyse sağlıklı ve vaktinde dünyaya gelsin yeter.

Bebeğim için hazırlıklar yapıyorum, çok hoşuma gidiyor. Şimdiye kadar bebek mağazalarına bakmazdım, şimdi acaba nerede ne var, hangisi daha iyidir diye bayağı bi zaman harcıyorum. Odasına yatak ve şifonyer alıyoruz, zaten beyaz gardırobu vardı ona uygun birşeyler buldum. Çok sevimliler. Alışveriş yaparken kafam karışıyor, 0 yaş, 3 ay, 6 ay derken giysilerin ebatlarına karar veremiyorum. Çok küçük şeyler almamam konusunda uyardılar beni, ben de dikkate aldım. Alınan bütün giysilerini de beyaz sabunla yıkıyorum. Veee ayrıca bebeğime battaniye ördüm. Çok hoş oldu bence, kendi tasarımım:) Pembe, sarı, mavi ve beyaz kullandım, üstüne de küçük ponponlar ve çiçekler hazırlıyorum. Umarım herşey vaktinde hazır olur.

Bu haftadan sonra izin almayı düşünüyorum kendime ve bebeğimize daha çok vakit ayırabilicem. Sanırım. Çünkü evde yapılması gereken öyle çok şey var ki. Ayaklarım şu anda oldukça şiş, babetleri çıkarıp terlik giyiyorum, terlikler de sıkınca onlardan da kurtulmak istiyorum. Yani ayaklarımla başım dertte:( Ahh küçük kız, anneye neler yaptın böyle sen. Olsun, sakın şikayet ettiğimi düşünme. Doğduktan sonra güzel vakit geçirelim seninle. Şimdi beni duymuş gibi kıpırdıyosun:) küçük melek.