29 Aralık 2007 Cumartesi

İYİ SENELER !

Sağlık, mutluluk ve huzurla gelsin yeni yıl. Dünyamız için, ülkemiz için, ailemiz için, çocuklar için, ağaçlar için, mevsimler için...
Yani herkes ve herşey için güzellikler getirsin 2008 ve sonraki seneler.



NOT: Resim www.crebro.net/2006/12 'den.

Meltem'in kendi çizimiymiş. Çok beğendim ekledim. Umarım kızmaz :( Kızmaz zaten resmi bizler için yapmış :)

19 Aralık 2007 Çarşamba

MUTLU BAYRAMLAR !


herkese ama herkese mutlu bayramlar dilerim...

sevgilerimle...

15 Aralık 2007 Cumartesi

SOBELENDİM :):):)

Sevgili Mavimantar geçen hafta beni sobelemişti, ama yoğun bir haftaydı ve yazmaya fırsatım olmadı ne yazık ki, bu gecikmeden ötürü Mavimantar sizden özür diliyorum. Hem galiba biraz da heyecanlandım:) Kendini anlatmak zordur ya. Şimdi düşünüyorum da hep blog okurdum, sobelenenler, mimlenenler hep dikkatimi çekerdi. Benim de başıma geleceğini hiç düşünmemiştim bile. Ama iyi ki blog yapmışım, bu sayede çok ''şeker'' ve ''bilgili'' insanlarla yazışma fırsatım oluyor.

Sobelenenler haklarında ki 7 gerçeği yazacaklarmış, başlayalım öyleyse.

1- 03.Eylül'de doğmuşum. Ayrıntılara dikkat ederim, hemen hemen her konuda. Sevgi ve saygıya çok inanırım.

2-Ben aslında utangaç bir insanımdır, kolay kolay herkesle samimi olamam. Dışardan bakıldığında soğuk dururum, ama öyle değilimdir. Bakın! :):):):)

3-Dürüstlük, samimiyet, tevazu, kalite benim için çok önemlidir. Ne yazık ki bu değerlerle nadiren karşılaşıyorum ve üzülüyorum.

4- 1 yıl, 4 aydır evliyim. Evlilik güzelmiş, tabiki doğru insanla!

5- Evde vakit geçirmeyi, daha doğrusu mutfakta olmayı severim. Tabiki alışveriş yapmayı da . (Selim duymasın!)

6- Çok okuyanlara, spor yapanlara ve seyahat edenlere hep imrenirim. Ama nedense ben pek yapmıyorum ve bu yönlerimi hiç sevmiyorum. Bir de bazen hat safhalara ulaşan kararsızlığımı, bir de... bir de ...

7- En sevdiğim yönümse hiç kimseyi kıskanmamam. İyi olan herkesi ve herşeyi takdir ederim.

Ben de İpek' i, Beyza' yı ve Selin' i sobeliyorum. Herkese sevgiler...

4 Aralık 2007 Salı

Balkabağı Çorbası

Bal Kabağı mı? Balkabağı mı? diye biraz teredüt ettim ve öğrendim ki doğrusu ''Balkabağı'' imiş. Yani anlam kayması yoluyla oluşan ad bileşiği olduğu için bileşik yazılırmış. Örneğin: Kuşüzümü, kafatası gibi. (Sadece kendime biraz dil bilgisi dersi vermek istedim zira bu konuda hatalarım olduğunu düşünüyorum)

Balkabağı Kasım ve Aralık aylarında bolca tüketilebilecek bir sebze ve oldukçada faydalı. Neler mi yapılabilir? Tatlısı, çorbası, pastası ve hatta annemin de yaptığı gibi etli-acılı yemeği. (Annem çok sıklıkla yapmaz bu yemeği ama çocukken de severek yerdim. Canım annem benim!)

Balkabağı harika bir lif ve beta-karoten kaynağı yani antioksidan yani bir çok kanser çeşidini ve kalp krizini önlemeye yardımcı ve ayrıca enfeksiyonlara karşı vucudun direncini de artıran kocaman, sevimli, turuncu bir besin kaynağı. Hem ucuz, hemde bol.

Tatlısını ve yemeğini severim ama çorbasını ilk kez yaptım ve onu da sevdim. Biraz internette araştırdım biraz da kendimden birşeyler ekledim ve sonuç bence gayet güzel oldu. Kıvamlı ve lezzetli.

Malzemeler :

  • 1/2 kg balkabağı (kabuksuz, temizlenmiş)
  • 1 orta boy soğan
  • 1 orat boy havuç
  • 1 orta boy patates
  • 1 kırmızı biber + 1 yeşil biber
  • 1 diş sarımsak
  • 1 dolu yemek kaşığı tereyağı veya 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 çay bardağı süt + 5-6 su bardağı kaynamış su
  • tuz + karabiber + muskat + dereotu (ölçü vermiyorum, kendi damak zevkinize göre ayarlayın)

Yapılışı :

  • Önce kabaklarınızı, patates, havuç, soğan ve biberlerinizi temizleyip doğrayın.
  • Tencerenize yağınızı koyup eritin, soğanları ekleyip şeffaflaşıncaya kadar kavurun.
  • Ardından havuç, sarımsak ve biberlerinizi ilave edip biraz daha kavurun. Daha sonra kabak ve patatesi de ekleyerek kavurmaya devam edin. Bu aşamada tuzu da ilave edin ki sebzeler lezzetlensin.
  • Sebzeler hafif yumuşayıp sularını salınca sıcak suyu ve sütü ilave edip, kabaklar iyice yumuşayıncaya kadar arada karıştırarak kaynamaya bırakın.
  • Kaynayınca çorbanızın altını kapatıp, blenderdan geçirin. Pürüzsüzleşen çorbanıza karabiber ilave edip -eğer çok koyu kıvamdaysa biraz daha sıcak su ilavesiyle- kısık ateşte biraz daha kaynatın.
  • En son muskatı rendeleyip, ince kıyılmış dere otunu da ekleyin ve karıştırın.

Sonrada afiyetle için, sağlıklı günler dilerim.

Not 1 : Bu çorbadan çok çok muhteşem bir tad beklenmemeli, ama gayet lezzetli, sağlıklı ve de yapması pratik.

Not 2 : Eğer kemik suyu kullanıyorsanız çorbanız iki kat daha lezzetli ve sağlıklı olur. Geçen gün kasaptan kuzu kemiği aldım, kaynatıp suyuna da şehriye çorbası yaptım. Immm, ımmm!



28 Kasım 2007 Çarşamba

Yoğurtlu Brokoli Salatası

Evet bu da sebze sevenler için!
Dün öğlen arasında bi koşu Salı pazarına gidip geldim Brokoli ve Bal Kabağı almak için. Brokoliyle salata yaptım, Bal Kabaklarım ise çorba olmak için buzdolabında beni bekliyorlar. Aslında dün akşam yapacaktım ama muskatımı bulamadım:) Çok iyi hatırlıyorum sadece bir kez kullanıp dolaba kaldırmıştım ama yok olmuş küçük yaramaz! Neyse yeni muskatlar (!) alınca çorbamı yapıcam ve buradan herkese tarifini vereceğim.
Brokoliyi de diğer sebzeler gibi seviyorum ama en çok düdüklü tencerede buharda haşlanmış ve sarımsaklı yoğurt dökülmüş halini.

Yoğurtlu Brokoli Salatası (2 -3 kişilik)

Malzemeler :
  • 1/2 kg brokoli
  • 1 havuç
  • 1 kırmızı biber
  • 2 diş sarımsak
  • 2 su bardağı yoğurt
  • Tuz

Not 1 : Aslında ölçüler size kalmış. Ben bu şekilde yaptım ama siz isterseniz 2 havuç, 2 biber de kullanabilirsiniz ya da ne bileyim 1 patates de ilave edebilirsiniz.

Yapılışı :

  • Önce brokolileri bir kaç parçaya ayırın ve yıkayın. Süzülmesi için süzgece alın.
  • Havucu temizleyip 1/2 cm kalınlığında verev kesin.
  • Süzdürdüğünüz brokoli demetlerini biraz daha küçük demetler haline getirin.
  • Düdüklü tencerenizin buhar sepetine sebzelerinizi yani brokoli demetçiklerini ve havuç dilimlerini doldurun, üzerlerine biraz da tuz serpin. (Bir kaç fiske kadar)
  • Tencerenizin içine 1 su bardağı su koyup buhar sepetinin ayağı üzerine de sepeti yerleştirip kapağını kapatın. Önce harlı ateşte PISSSSST! sesi çıkıncaya kadar, sonra da daha kısık ateşte 15 dk sebzelerinizi haşlayın.
  • B u arada 1 kırmızı biberi 1/2 cm şeritler halinde kesin ve 1 diş sarımsağıda kıyıp 1 yemek kaşığı zeytin yağında yumuşayıncaya kadar çevirin. Dikkat edin yanmasınlar!
  • 2 su bardağı yoğurdunuzu çırpıp, 1 diş sarımsağınızı da içine rendeleyin.
  • 15 dk sonra tencerenizin buharı çıktıktan sonra kapağını açın lokum gibi haşlanmış brokoli ve havuçlarınızı servis tabağınıza alıp, sarımsaklı yoğurdunuzu üzerine dökün.
  • En üstüne de zeytin yağında yumuşattığınız sarımsaklı kırmızı biberlerinizi koyun.

Not 2 : Kırmızı biberlerinizi yağda kızartmayıp, diğer sebzelerinizle haşlayarak da kullanabilirsiniz. Düdüklü tencere kullanmıyorsanız, sebzelerinizi 1 çay bardağı suyla kapağı kapalı bir tencerede de haşlayabilirsiniz.

Not 3 : Kendiniz ve aileniz için iyi bir şey yapmış olduğunuzu düşünerek afiyetle yiyin. Yanında kızarmış köy ekmeğiyle tek başına bir akşam yemeği bile olabilir.

Kendinize iyi bakın.

Selim için;

25.Kasım rahmetli kayınpederimin ölüm yıldönümü. Selim için biraz hüzünlü bir haftaydı. Pazar günü erkenden mezarını ziyarete gitti. Selim evin tek çocuğu, babasını çok ani kaybetmek onu çok sarsmış. Kim sarsılmaz ki... Bu yaz amcamı trafik kazasında kaybettiğimiz gibi, blog yazarı Esra'nın gidişi gibi...
Hepiniz nur içinde yatın.

26 Kasım 2007 Pazartesi

Güneş, Rüzgar Bize Yeter!

Türkiye Kyoto'yu İmzala! kampanyasıyla ilgili olarak aldığım e-maili buraya aynen aktarmak istedim çünkü çok önemli olduğunu düşündüğüm bu girişim için geç bile kalındı! Umarım daha çok insana ulaşılır ve bu küresel bilinç geliştirilir. Verilen linklerden daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Bu maili, "Türkiye Kyoto'yu İmzala" kampanyasına verdiğiniz destek için alıyorsunuz.
16 Şubat - 26 Nisan 2007 tarihleri arasında yürütülen imza kampanyasında hem internet üzerinden, hem de elden imza toplanmış ve iki ayda toplanan 168.498 imza TBMM Başkanlığı'na teslim edilmişti. Bu imzalardan biri de size aitti. Verdiğiniz destek için çok teşekkür ederiz.
İmzaların tesliminden 2 gün sonra, 28 Nisan günü İstanbul'da, Kadıköy Meydanı'nda yaptığımız "Başka Bir Enerji Mümkün-Türkiye Kyoto'yu İmzala" mitinginde de yaklaşık 10.000 kişi vardı. Ancak mücadelemiz bitmiş değil. Hükümeti Kyoto Protokolü'nü bir an önce imzalamaya davet etmek ve küresel ısınmayı durduracak önlemler almasını sağlamak için sokaklarda olmalıyız.
Önümüzdeki ay, 8 Aralık 2007 Cumartesi günü yine Kadıköy Meydanı'nda olacağız. "Türkiye Kyoto'yu İmzala - İklim Değişikliğini Durdur!" sloganıyla yapacağımız bu mitingde çok daha kalabalık olmak istiyoruz.
Bu miting dünyanın 75 ülkesinde aynı anda yapılacak (
http://www.globalclimatecampaign.org/).
Daha önce 3 Aralık 2005 ve 4 Kasım 2006'da da katılmış olduğumuz bu küresel eylem günleri, bu yıl yine Kyoto'ya taraf olan ülkelerin Endonezya'nın başkenti Bali'de yapacağı zirve toplantısının hemen öncesinde hükümetlere seslenmek amacını taşıyor ve Kyoto Protokolü üzerine yaşamsal kararların alınacağı bu toplantıya etki etmek son derece önemli.
Bilgilendirme mesajlarıyla gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
Sizi de, 8 Aralık Cumartesi günü İstanbul Kadıköy meydanında yapacağımız mitinge davet ediyoruz. Miting saat 11.00'de Kadıköy Tepe Nautilius önünden başlayacak.
Türkiye Kyoto'yu İmzala! İklim Değişikliğini Durdur!
Güneş, Rüzgar Bize Yeter!
Daha fazla bilgi için:Mitingi düzenleyen Küresel Eylem Grubu'nun sayfası
http://www.kureseleylem.org/ Türkiye Kyoto'yu İmzala! imza kampanyasını düzenleyen ve mitingi destekleyen Yeşiller'in sayfası http://www.yesiller.org/ Mitingin düzenlenmesine katkıda bulunmak isterseniz Küresel Eylem Grubu toplantılarına katılabilirsiniz.İletişim için: Email: kureseleylemgrubu@gmail.com Tel: 0536 888 8367
Türkiye Kyoto'yu İmzala!